KAPADOKYA BÖLGESİ TARİHİNDE KONUŞULAN DİLLER

Doç.Dr. Faruk GÜÇLÜ

Kapadokya bölgesinde tarih boyunca Luviler, Hititler, Asurlar, Persler, Romalılar, Bizanslılar ve Türkler devlet kurarak hüküm sürmüşlerdir. Kapadokya bölgesinde devlet kurmadığı halde yaşadığı tespit edilen onlarca etnik grup ,uygarlık ve diller yaşamıştır.

Bölgenin adı, tarihsel olarak Eski Persçe (Farsça) kökenli olan Katpatuka kelimesinden türemiştir ve genel kabul gören anlamı "Güzel Atlar Ülkesi" şeklindedir.

Bugün ise dünyada farklı lehçelerin kullanımı ile birlikte yaklaşık 7000 dil kullanılmakta olup, bu dillerden yaklaşık 2000 tanesi tehlike altındadır. Türkiye’de günlük yaşamda 36 farklı dil kullanılırken, Unesco’ya göre bu dillerin 18’i yok olmak üzere, 3’ü ise kaybolmuş durumda. Ubıhca, Mlahso ve Kapadokya Yunancası artık konuşulmuyor.

Kapadokya bölgesinde tarih boyuna yaşamış kavimler tarafından kullanılan diller

Abazaca (Aşuva): Çerkesçeye ve Abhazcaya çok yakın bir dil olup, Kapadokya bölgesindeki bazı muhacir köylerinde varlığını sürdürmektedir.

Antik Kapadokya Dili: Antik çağlarda bölgede konuşulan, kesin sınıflandırılamayan ancak Luvi dili ve Anadolu dilleri koluna ait olduğu düşünülen yerli bir dildir.

Aramice : MÖ 6. yüzyılda Pers (İran) İmparatorluğu'nun resmî yazışma dili olarak kabul edilmiştir.

Arnavutça :Kapadokya bölgesinde yaşayan Arnavutlar, 19. yüzyılın sonları ile 20. yüzyılın başlarındaki Balkan göçleri sırasında bölgeye iskan edilen Müslüman ailelerdir tarafından konuşulan bir dildir.

Asurca/Akadça : Asurlular Asurca (Akadcanın bir lehçesi) ve ilerleyen dönemlerde Aramice dillerini konuşmuşlardır.

Boşnakça : Kapadokya'nın güney sınırındaki Niğde merkeze bağlı Hasaköy, Uluağaç ve Kumluca gibi köylerde Boşnak nüfus iskan edilmiştir. 1878 Berlin Antlaşması ve 1912-1913 Balkan Savaşları sonrasında Bosna-Hersek ve Sancak bölgelerinden gelen Boşnak aileler devlet politikasıyla bu topraklara yerleştirilmiştir. Halen bazı ailelerin kendi aralarında Boşnakça konuştuğu bilinmektedir.

Çeçence: Kapadokya ve çevresinde özellikle Nevşehir, Kayseri ve Sivas hattında yaşamış ve yaşayan Çeçenler, 19. yüzyılda (özellikle 1864-1865 yıllarında) Rus-Kafkas savaşları sonrasında vatanlarından Osmanlı topraklarına zorunlu göç (sürgün) eden Kuzey Kafkasya halklarındandır.

Çerkezce: 1864 sonrasında Kafkasya’dan Anadolu’ya gelen Çerkesler (Adigeler), Abhazlar ve diğer Kuzey Kafkas halkları Osmanlı devletinin iskan politikası çerçevesinde iç bölgelere yerleştirilmiştir .Kapadokya’nın hemen doğu uzantısı olan Kayseri’nin Pınarbaşı (Uzunyayla) ve Sarız bölgeleri ile Sivas ve Maraş hattı, Türkiye’deki en yoğun ve dillerini/kültürlerini (özellikle Kabardey boyu) en iyi koruyan Kafkas diasporası alanlarından biridir.

Domanice: Kapadokya “Çingeneleri” Romanları kastedilen topluluklar, tarihsel ve dilsel olarak Trakya veya Batı Anadolu'daki Romlar yerine, genellikle Orta Doğu ve Doğu Anadolu kökenli olan Dom topluluğudur. Bu nedenle Kapadokya ve İç Anadolu genelinde geleneksel olarak konuşulan dil Hint-Avrupa dil ailesine mensup olan Romanca (Romani) değil, Domari (Domanice) dilidir.

Ermenice: Tarihsel süreçte Kapadokya bölgesinde (Kayseri, Niğde, Nevşehir ve çevresi) yaşamış olan Ermenilerin dili, döneme ve sosyal yapıya göre iki ana gruba ayrılmaktaydı: Kapadokya bölgesinde yaşamış olan Ermeniler, Batı Ermenicesi Lehçeleri Ermeni Harfli Türkçe (Armeno-Türkçe) dillerini kullanmışlardır.

Farsça; Persler, Hint-Avrupa dil ailesinin İran koluna ait olan Farsça dilini kullanmışlardır.

Frigce: Klasik antik çağda (MÖ 8. yüzyıldan MS 5. yüzyıla kadar) Anadolu'da konuşulan ve Frig Uygarlığı'nın ana dili olan bir dildir.

Galatça; İrlandalılar köken olarak bir Kelt halkıdır. Antik dönemde, M.Ö. 3. yüzyılda Avrupa'dan Anadolu'ya göç eden Kelt toplulukları (Galatlar), Kapadokya'nın hemen kuzeybatısında yer alan ve günümüzde Ankara, Yozgat, Çankırı bölgelerini kapsayan Galatya bölgesine yerleşmişlerdir. Galatça, Orta Anadolu'ya yerleşen Kelt kökenli Galatların konuştuğu soyu tükenmiş bir Kelt dilidir.

Hititçe(Nesice) : Hititler, Hint-Avrupa dil ailesine ait olan ve "Hititçe" olarak adlandırılan bir dil kullanmışlardır. Kapadokya bölgesinin Hitit egemenliğinde kalması sebebiyle uzun süre kullanılmış bir dildir.

Hurrice: Kapadokya kelimesinin Hurrice ile bağı, bölgenin antik çağlardaki en önemli tanrıçalarından biri olan Ana Tanrıça Khepat (Hepat) üzerinden kurulmaktadır. MÖ 2. binyılına tarihlenen Kayseri yakınlarındaki Kültepe'de bulunan Kaniš Karumu çivi yazılı arşivlerindeki belgelerde çok sayıda Hurri yer ve şahıs adları ile Hurri diline ilişkin sözcüklerin bulunması, bu dönemde Orta Anadolu'ya dek uzanan Hurri etkisini göstermektedir.(Wikipedi).

Persçe "Güzel Atlar Ülkesi (Katpatuka)" iddiasına alternatif olarak, dilbilimciler ve tarihçiler kelimenin kökenini bölgenin daha eski yerli dilleri olan Hurrice ve Hititçeye dayandırır

İbranice: Kudüs'teki İkinci Tapınak'ın yıkılmasından (MS 70) sonra Anadolu'ya yayılan Yahudi diasporası Kapadokya'da da yerleşmiştir. Tarihi Talmud metinlerinde Kapadokya Yahudilerinden bahsedilmektedir. Antik ve Bizans döneminde Anadolu'nun genelinde olduğu gibi Kapadokya'da da (özellikle Kayseri/Mazaca çevresinde) küçük Yahudi diasporası toplulukları var olmuştur.

Kabardeyce (Doğu Çerkesçesi): Kayseri Uzunyayla ve Nevşehir/Niğde sınırındaki birçok Çerkes köyünün ana dilidir.

Kapadokya Rumcası: 1923 yılındaki nüfus mübadelesine kadar Nevşehir, Niğde, Kayseri ve Aksaray hattında yaşayan Ortodoks Rumlar tarafından konuşulmuştur. Türkçe ile Yunancanın harmanlandığı (Türkçeleşmiş Yunanca) benzersiz bir melez dildi. Günümüzde UNESCO'ya göre tamamen yok olmuş diller arasında yer almaktadır.

Karamanlıca: Osmanlı döneminde anadili Türkçe olan Karamanlılar tarafından konuşulmuş olan Orta Anadolu Türkçesinin Karamanlılar tarafından Yunan alfabesi ile yazılmış bir biçimidir. Kapadokya Rumcasından farklı olarak Türkçedir. Ancak bu dili konuşanlar, dinlerinden dolayı Yunan (Grek) alfabesini kullanarak Türkçe yazmışlardır

Koine Grekçesi; Kapadokya Krallığı yönetimi ve yazışmalarda Koine Grekçesini resmî dil olarak benimsemişti.

Latince : Romalıların ve Bizansların ana dili ve devletin temel idari, askeri ve hukuk dili Latince idi.

Luvice; Tabal Krallığı, yaygın ve resmi dil olarak Hint-Avrupa dil ailesine mensup Anadolu alt grubundan Luvice (Luvi dili) kullanmıştır.

Demir Çağı'nda Anadolu'nun güney ve orta kesimlerinde (Kayseri, Niğde, Nevşehir, Aksaray çevresi) hüküm süren bu krallık, yazışmalarında ve anıtsal kitabelerinde Luvi hiyerogliflerini tercih etmiştir. Bölgedeki arkeolojik kazılarda (örneğin Kululu, Topada ve Sultanhanı yazıtları) keşfedilen anıtlar ve steller bu dille yazılmıştır.

Makedonca : Kapadokya bölgesinde Antik Çağ'da kalabalık bir Makedon halk kitlesi yaşamamıştır.

Moğolca: 1243 yılındaki Kösedağ Savaşı'ndan sonra Kapadokya bölgesi Moğol (İlhanlı) egemenliği altına girmiş ve bir süre Moğol valileri tarafından idare edilmiştir

Nogayca; Kapadokya bölgesinde geleneksel veya yoğun bir Nogay yerleşimi bulunmamaktadır. Türkiye'deki Nogay Türkleri ve Kıpçak grubuna ait olan Nogayca, Kafkasya'dan göç ettikten sonra Kapadokya yerine ağırlıklı olarak İç Anadolu'nun bazı bölgelerinde yoğunlaşmıştır: Konya ve Ankara Çevresi: Özellikle Kulu, Şereflikoçhisar ve Tuz Gölü çevresindeki köyler.

Özbekçe; Kapadokya bölgesinde Özbeklerin varlığı, 12. yüzyıldan itibaren Orta Asya'dan Anadolu'ya gerçekleşen Türk göçleri ve yöredeki yerleşim isimleri ile efsanelerde karşımıza çıkmaktadır.Ortahisar’a yerleşen Özbekler ve Hive(Hibe) Dede gibi.

Tatarca :18. yüzyıldan itibaren özellikle Kırım Hanlığı'nın ilhakı ve sonraki dönemlerde Osmanlı topraklarına göç eden Tatar aileler, Anadolu'nun farklı yerleriyle birlikte Kapadokya bölgesine de iskan edilmiştir.

Teberce : Kapadokya bölgesinde özellikle Hacıbektaş, Kırşehir, Kaman ve Keskin civarında müzisyenlik ve zanaatkarlıkla uğraşan olarak topluluk aslında Abdalların (Teberler) kendi aralarında konuştukları dildir.

Toros Bulgarcası: Kapadokya ve civarındaki Orta Toroslar bölgesinde, tarihsel süreçte "Toros Bulgarları" olarak bilinen Türk kökenli bir topluluk yaşamıştır. Bu topluluk Bulgaristan’dan gelen Türklerdir. Farlı bir şiveleri olduğundan bu isim verilmiştir.

Türkçe;1071 Malazgirt Savaşı sonrasında Türklerin bölgeye yerleşmesiyle kullanılmaya başlamıştır. Bazı tespitlere göre de 1071’den önce de Anadolu’ya gelen Türk toplulukları olmuştur. Halen bölgede resmi dil olarak kullanılan en yaygın ve resmi dildir.

Uygurca : Tarihsel ve coğrafi olarak Uygurlar antik veya orta çağ dönemlerinde Kapadokya bölgesinde yaşamamıştır.

Asya’yı Avrupa’ya bağlayan bu kadim Anadolu toprağının merkezidir Kapadokya. O nedenle tarihin ilk çağlarından başlayarak kavimlerin ve değişik uygarlıkların yolu Kapadokya’ya düşmüştür. Savaşlar, afetler, kıtlıklar ve yoğun iç göçler kavimler göçüne neden olmuş giden kavimlerin yerini başka kavimler doldurmuştur.

Yararlanılan Kaynaklar

Bilge Umar, Türkiye Halkının İlkçağ Tarih, E.Ü.B.Y.Y.O. yay., İz., 1982.

Bilge Umar, İlkçağda Türkiye Halkı, İnkılap yay., İst., 1999.

C.W. Ceram, Tanrıların Vatanı Anadolu, Remzi Kitabevi, İst., 1984.

Ekrem Akurgal, Anadolu Uygarlıkları, Net yay., İst., 1989.

Ekrem Akurgal, Anadolu Kültür Tarihi, Tübitak yay., Ank., 1998.

Erhan Akyıldız, Taş Çağından Osmanlı'ya Anadolu, Milliyet yay., 1987.

Hayri Ertem, Hitit Devletinin İki Eyaleti: Pala-Tum(m) ana, D.T.C.F. yay., Ank., 1980.

İsmet Zeki Eyüboğlu, Tanrı Yaratan Toprak Anadolu, Der yay., İst., 1990.

M. Şemseddin Günaltay, Yakın Şark II Anadolu, T.T.K. yay., Ank., 1987.

Pavel Dolukhanov, Eski Ortadoğu'da Çevre ve Etnik Yapı, İmge Kitabevi, Ank., 1998.

Server Tanilli, Yüzyılların Gerçeği ve Mirası, İnsanlık Tarihine Giriş, Say yay., İst., 1998.

Strabon, Coğrafya, Anadolu (Kitap: XII, XIII, XIV), Arkeoloji ve Sanat yay.

06.06.2014 Fibhaber