BELHA MANASTIRI VE BELHA EFSANESİ
Doç. Dr. Faruk GÜÇLÜ
Özkonak; Malazgirt Savaşı’ndan sonra Türkler Anadolu’ya yerleşirken Genezin ve yakınındaki Göynük, Rumlar ile Ermenilerin yaşadığı iki köy iken bu iki köy arasına göçebe Türkmenler yerleşmiş ve Ortaköy kurulmuş. Bir süre sonra da Genezin ile Ortaköy birleşip Özkonak adı almıştır. Ermeni taş ustaları sayesinde köydeki eski evlerin hepsi birer sanat eseri olarak varlığını sürdürmektedir.
Geniza kelimesi İbranice kökenli olup, kelime anlamı olarak "depo", "gizli yer" veya "saklama odası" anlamına gelir. (Wikipedi) Yahudilikte genezin ya da geniza, üzerinde Tanrı’nın adı yazılı olan veya kutsal kabul edilen eskimiş, yıpranmış dini metinlerin, belgelerin ve kitapların rastgele atılmasını önlemek amacıyla saklandığı özel depolar veya koruma alanlarıdır.
Özkonaklı bir çiftçi, 1972’de bahçesini sularken suyun devamlı bir yerlere sızdığını fark edip kazmaya başlar. Aramaya ürünlerini sakladığı ve soğuk hava deposu olarak kullandığı kaya oyma mağarayı köşe bucak incelemekle devam eder. Bu köylü sonunda büyük bir tarihi buluş gerçekleştirir. Belediyenin çalışmaları sonucu dört katı temizlenen Belha yeraltı şehri 1992’de kamulaştırılarak Turizm Bakanlığı’na devredildi ve ziyarete açılmıştır.
Nevşehir Valiliği İnternet Sitesinde yayınlanan bilgilere göre; “ Kesin tarihi tam olarak bilinmese de, Özkonak Yeraltı Şehri'nin M.Ö. 400 lü yıllarda yapıldığı sanılmaktadır. Bölgenin oyulmaya ve şekillendirmeye oldukça müsait tüflü yapısı yumuşak tüf katmanı havayla temasında sertleşen, sıcaklığı muhafaza edebilen ve nem barındırmayan özelliğinden, yiyeceklerin depolanabileceği yaşam alanlarına dönüştürülmüş ve eski zamanlarda insanların buraya yerleşmesine ve kolayca barınmasına fırsat tanımıştır. Arkeologların söylemlerine göre Özkonak bölgesi geç Hitit döneminin Kabal denilen 24 beylikli federasyonların yerel prensliklerin mekanı olduğu bahsedilmektedir. Sonraları ise Perslerin ve Helenistik dönem Roma İmparatorluğunun toprakları olmuştur. Helenistik dönemde 3000 mensubu olduğu rivayet edilen Zeus mabedi buradadır. Roma döneminden sonra ilk Hristiyanlar, bölgeyi ele geçiren Bizansların baskısından ve yoğun Arap akınlarından kaçarak Özkonak civarına yerleşmiştir. Aziz Basil önderliğinde kayaları oyarak kendilerine ait bir şehir kurmuşlardır. Dünyanın ilk coğrafyacısı olduğu bilinen Yunanlı filozof Strabon, 12. kitabının 538. sayfasında Avanos’un yukarısında tepe diye tabir edilen bir yerde Nevşehir (Nyasa) piskoposunun mezarından ve eski mabet harabelerinden bahseder ki burası Zeus’tur.
Özkonak Kasabası'nda bulunan yeraltı şehri apartman düzenindedir. Mekanlar tünellerle birbirine bağlanmıştır. Bugün mekanların tümü temizlenmiş durumda değildir. Dışarıda şekillendirilerek içeri taşınmış olan sürgü taşlar, savunma sistemi gelişmiş bir düşüncenin ürünüdür. “
19 katlı Özkonak Yeraltı Şehri’nin günümüzde sadece üç katı gezilebiliyor. Bölgedeki yeraltı şehirlerinin çoğunda olmayıp da Özkonak Yeraltı Şehri’nde rastlayabileceğiniz özelliklerden biri de sürgü taşları. Sürgü taşlarının amacı yeraltı şehrine giriş çıkışı kontrol etmek, saldırı anında sürgü taşlarını kapatarak düşmanın içeri girmesini engellemek. Özkonak’ta diğer yeraltı şehirlerinden farklı olarak kullanılan sürgü taşlarının üzerinde ok ve mızrak atma delikleri ve düşmana kızgın yağ dökme yerleri var. Hem dışarıyla hem de katlar arasında haberleşmeyi sağlayan ve 5-10 santimetre arasında değişen dar ve uzun delikler mevcuttur.
Nevşehir'in Avanos ilçesine bağlı Özkonak kasabasında bulunan Belha Manastırı İçerisinde sağlık odası yer alıyor. 12 derece ısıya sahip odanın baş ağrısı, migren, öksürük, bronşit gibi hastalıkları tedavi ettiği ileri sürülüyor.
Ayakta kalabilmeyi başaran ender kültürel varlıklardan biri olarak da değerlendirilen
Belha Manastırı Nevşehir Avanos ilçesine 18 km uzaklıktaki Özkonak Beldesi yakınındadır. Oldukça önemli bir manastır olmasına karşın çok harap durumdadır. 1997 yılında restorasyon geçirmiş olduğu ifade edilmektedir. Öndeki bazı odalar yıkılmış, tavanı desteklemek üzere resimdeki 3 kemer inşa edilmiştir.

Manastır konusunda anlatılan efsane ise daha da ilginçtir Belha Avanos’un Özkonak beldesine 10 Km uzaklıkta küçük bir derenin suladığı mevkinin adıdır. Bu derenin bulunduğu yer ile ilgili Belha efsanesi şöyledir. Şimdilerde “Urumşa” diye anılan bu bölgeye asırlar önce bir kabile gelmiştir. Reisleri zeki ve iyi bir idareci imiş. Reisin çok güzel bir kızı varmış. Bu kızın doğa sevgisi fazla imiş..Ayazman’ın serin sularında yıkanır ve kendi kendine şarkılar söylermiş. İşte bu kızın adı Belha imiş. Yine bir gün, banyodan çıkmış ve elbisesini giymişti ki yanında bir erkeğin belirdiğini gördü. Erkek: “Ziyaret Dağı’nın ardından geliyorum, oranın reisiyim. Günlerdir seni yıkanırken seyrediyorum, sana gönül verdim.” der. Belha önce kaçmak istese de zamanla birbirlerini severler. Güzel Belha’nın hayranları ise günden güne çoğaldığı için zeki baba kurnazca bir karar verir. Kızını alamayanların ilerde kendisine düşman olmamaları için; yok olmaları gerekmektedir. Sarayın önünde yapılacak cirit oyununda rakipler çarpışacak ve sağ kalabilen Belha’yı alacaktır. Mücadele sonunda, Ziyaret Dağı’nın reisi ile Aliyli Beyi karşı karşıya kalmıştır. Kız Ziyaret Dağı’nın reisine aşıktır. Ya karşısına Aliyli Beyi çıkarsa ne yapacaktır? Son anda Aliyli Beyinin okunun sevgilisine saplandığını gören kız, büyük bir çığlık atarak kendini taraçadan okun üzerine atar. Ve oda aynı okun kurbanı olur. Bu duruma çok üzülen Belha’nın babası; “Onları sarayımın önündeki bahçeye beraber gömün” der.
"Belha", Arapçada "güzellik", "hoşluk", "sevimlilik" gibi anlamlara gelmektedir. Tevrat'ta geçen ve Yahudi kültüründe önemli bir yeri olan Bilhah Türkçe İslami kaynaklarda Belha veya Bilha olarak geçer. İbranice köken olarak "ürkek", "mütevazı", "kararsız" veya "saf/tertemiz" gibi anlamlara gelir.
Belha Manastırının tamamen temizlenerek turizme açılması bölge yararına olacaktır.
Yararlanılan Kaynaklar
20 Kasım 2020 Hürriyet Gazetesi
Fibhaber 24.07.2017
21 Ocak 2026 Kızılırmak Gazetesi