“İNSAN ZİYAN İÇİNDEDİR!”

İnsanın ziyan içerisinde olduğunu Asr Suresi’nde Cenabı Allah belirtmektedir.

Ziyan, diğer anlatımı ile zarar demektir. “İnsan zarar içindedir!” demek, insanın duygu, düşünce ve eylemlerinde ‘zarar’ faktörünün varlığının kabul etmektir.

Kendi vücudu, benliği, düşüncesi, organları, duyguları vb. gibi hiçbir uzvunun sahibi olmayan, tüm bunları hazır bulan, üstelik sayılamayacak kadar nimet içinde olan insanın, tüm bunların sahibiymiş, bunların oluşmasında bir katkısı varmış gibi davranması, düşünce ve davranışlarında bunları gözetmemesi, yaşadıklarının tesadüfü olmadığını anlamaması ziyan içinde olduğunu göstermektedir.

Dünya üzerinde görülmeye başladığı andan itibaren uyarılan, yanlışları yüzünden helak edilen, buna rağmen ibret almayan, ya da tüm bu olumsuzlukları kısa sürede unutup tekrar gaflet bataklığına dalan insandır.

Cenab-ı Allah tarafından yanlışında dönmesi, düşünmesi, ibret alması ve ziyandan kurtulması için sayısız Peygamber gönderilmesi de aynı sebepten olsa gerek.

Allah’ın emirlerini iletmekle görevli olan Peygamberlere inanmayan, onları yalanlayan, hatta öldüren de insandır.

Rızka kefil olan Cenab-ı Allah olduğu halde, sanki rızkı kazananın kendisi olduğunu sanan, bunun için aldatma, hile gibi birçok yollarına başvuran da insandan başkası değildir.

Birçok nimetin içinde yaşantısını sürdürdüğü halde, bu nimetler sanki hep varmış, kendisi için verilmemiş gibi davranan da insanın kendisidir.

Hakkının çok fazlasını isteyen, başkalarının da hakkı olduğunu düşünmeyen, sadece kendi nefsi için hareket eden, bunun için her şeyi yapan, şiddete, savaşa, katliama başvuran da insandır.

Yeteneklerini, öğrendiklerini, bilgisini kendi menfaatleri için kullanmaktan çekinmeyen, komşusu açken gözlerini ve kulaklarını kapatan, yetimin hakkını türlü bahane ve kılıflarla yemekten çekinmeyen, üstelik de bu yaptıkları doğruymuş gibi davranan da ziyan içinde olduğu belirtilen insan değil de kimdir?

İhtiyacından çok fazlasını isteyen, bu konuda sınır tanımayan, etrafındaki insan ve diğer canlıların haklarını hiçe sayan, onları katletmekten korkmayan, yalan yere yemin eden, sorumluluğunu unutup sorumsuz davranışları fütursuzca sergileyen insandan başkası mıdır?

Ne olduğu gibi görünen ne de göründüğü gibi olmayan tek canlı insan olsa gerek.

Bu kâinat, uzay ve dünyanın kendisi için yaratıldığını unutan, eşref-i mahlûkattan sayıldığının anlamını kavramayan, tam tersi yaptıkları ile ‘aşağıların aşağısına inen’ gene insandan başkası değildir.

Evet, insan ziyan içindedir. Yaşadığı her dakika, her saniyede bu ziyan artmaktadır. Yaşamı anlamlı hale getirmek gibi davranışların değil de, kendi nefs ve isteklerinin peşinde olan insanın ziyan içinde olmaması mümkün de görülmemektedir.

İşimiz çok zor, gene de Allahtan rahmet ve merhamet dilemek bize düşer, “Allah bizlere yardımcı olsun, yanlışlarımız ve aşırılıklarımızdan bizi korusun, rahmetini eksik etmesin!” demekten başka da bir çaremiz yok gibi görünmektedir.

Maalesef!