GERÇEKTE EVRİM OLMUŞ MUDUR?
Bilim, evrimin hiçbir zaman olmadığını, bu teorinin uydurma olduğunu tüm kanıtları ile ortaya koymuştur.
Buna rağmen hala bu teorinin taraftar bulabilmesi ya da farklı senaryolarla tekrar gündeme taşınması, ‘mutasyon’ yalanı ile varlığını devam ettirme cabası sürmektedir.
Teoriyi savunanlar eğer evrim yok, olmamış deseler, bir YARATICIYA inanmak, yani Allah’ı tanımak zorunda kalacak, işte kabul etmedikleri şey tam da bu. Onlar bir yaratıcının varlığına inanmaktansa ‘oluşması imkânsız olan evrime’ inanmayı tercih ediyorlar.
Neden?
Çünkü kâinatın yaratılmadığını, hep var olduğuna, bundan sonra da var olacağına, yani materyalist felsefeye o kadar bağlılar ki, bu bağlılığın içinde ‘Allah inancı’ asla yer bulamamaktadır.
Biliyorsunuz tüm canlılar hücreden, hücreler protein molekülünden, protein molekülleri ise aminoasitlerden oluşur. Bırakın hücreyi, protein molekülünü, en basit yapılı bir aminoasitin bile kendi kendine tesadüfen oluşma ihtimali 10 üzeri 300’de birdir. Yani 1 rakamının yanına üçyüz tane sıfır koymak gerekir bu ihtimal için.
Matematik dilinde bunun adı imkânsız bile değil, imkânsız ötesi bir şeydir. Sırf Allah’a inanmak korkusu yüzünden bu imkânsız ötesi şeye inanıyor, onun var olabileceğini sanıyorlar.
Tıpta bunun adı sabit fikir bile değildir. Sabit fikirli insanların bile fikirleri o kadar sabit değilken, bunların sağlıklı olarak bu fikre saplanıp kalmaları tıp bilimini bile aciz bırakacak cinsten bir olay olsa gerek.
İnsanların maymundan geldiğini iddia eden evrimciler, bu gün dünyamızda yaşayan diğer maymunların neden evrim geçirerek insana dönüşmediklerinin cevabını bile verememişler, bunu insanla maymunun ‘bir ortak atası’ safsatası üzerine oturtturmuşlardır.
Evrim teorisinin mucidi Darvin bile, ‘göz beni çok düşündürüyor, neredeyse teorimden soğutuyor’ dediği yıllar, bilim ve teknolojinin henüz gelişmediği yıllardır, eğer Darvin bu gün yaşıyor olsa idi, belki de ilk tokatı evrimcilere o vuracak, evrimin olamayacağı gerçeğini haykıracaktı.
Biz artık bunlardan haykırma filan da beklemiyoruz, inkârlarına son versinler yeter, fakat onlar bu düşünceye o kadar uzaklar ki, bizim söyleyeceğimiz tek şey ‘Allah hidayet versin’ demektir.
Bu gün şu gerçek tüm çıplaklığı ile gün yüzüne çıkmıştır, evrim olmamıştır, evrim teorisi de safsatadan başka bir şey değildir. Kâinat ve içindekiler ‘kusursuz bir yaratılışın’ eseridir, yaratan da YÜCE ALLAH’tan başkası değildir.
Artık bu evrim yalanının insan düşüncesinden, toplum bilincinden çıkarılmanın zamanı gelmiş de geçmektedir bile. Yapacakları en sağlıklı şey, kafalarını ellerinin arasına alıp düşünmek, düşünmek, düşünmektir.