UGANDA 'DA BİR FAKÜLTE

'' Fakültemize dekan vekili olarak atanmış İydi Selam ( * ) müslüman adam olsa da, bir rivayete göre, dedesi Britanya yönetiminde anglikan mezhebine geçmiş bir papaz imiş. Bu dekan vekilinin karısı Miss Barren komşu ülke Kenya'nın Nairobi Üniversitesi'nde fizik doktorası yapmış olsa da bir türlü asistan professor olmaktan çıkamamış, associate prof olamamıştı. Bu durum bunalım yaratıyor, kocası biyoloji profesörü ile aralarında sürekli tartışmalara yol açıyordu. Sonra dekan vekili Mr İyd kolayını buldu. Milyonlarca Uganda Şilini vardı fakülte bütçesinde. Bu paraları harcama hakkına sahipti . Öyleyse ne duruyordu ? Hemen harekete geçildi. Laboratuvar malzemeleri siparişi verildi. Fakültenin genç asistan kızları seferber edildi. Miss Barren'e yardım etmek zorundaydılar. Kimse karşı koyamazdı. Uganda YÖK'üne bir ihbarla yerleri yurtları değiştirilir; Kampala Üniversitesi'nden Kitgum Eğitim Fakültesine sürgüne gönderilirlerdi. Kim arar, kim sorar. Deneyler yapıldı. Laboratuvarda elde edilen donelerin dökümü sonucunda ortaya bir makale çıktı. Doktorasını Britanya Leeds Üniversitesi'nde yapmış olan bir kimya asistanı kız, bunu ingilizceye çevirdi. Onbin Uganda Şilini ödendi ve ulaslararası bir bilim dergisinde bu makale yayımlandı. Artık hiçbir engel kalmamıştı Miss Barren'in doçent unvanı almasında. Kocası da jüri üyelerini tanıyordu. İlk sınavda doçentlik gerçekleşti. İlk iş olarak yeni kartvizit bastırıldı üniversite'nin basımevinde . Associated Proffessor Dr.Hiç para harcamadan.

Uganda haritası

Eğitim Fakültesinin çok sayıda bölümünün, birçok anabilim dalının sayısız istekleri vardı. Fakat dekan vekili onların hiçbirine önem vermedi. Hanımı bunalımdan çıksın da. Helal olsun bütçe. Harcamalar elinde. Bir unvan için milyonlarca Uganda şilini harcanmış; çok mu ? Maksat vatan- pardon hanımı - kurtulsun. ''

Uganda Humour-Cartoon Dergisinde bir okur mektubunda yayımlandı bu yazı. Dekan vekili de karısı yayınlardan uzak...Para verip gazete, dergi alanlar için '' salak'' der onlar. Elbette dergide kalmadı yazı. Okuyan başkasına haber verdi. Birdenbir bomba patlamış gibi oldu üniversitede.

'' Ulan kim yazdı bunu ? ''

'' ................................. ''

'' Ben de bunu yazan şerefsizi ortaya çıkarmazsam bana da İydi Selam demesinler. ''

Başladı odasına çağırdığı her anabilim dalından elemanları sorguya çekmeye. Kimse '' Ben yazdım, dergiye ben haber verdim, '' demiyordu. Kuşkular birkaç kişi üzerinde kaldı. Gerçek yazan hiçbir zaman ortaya çıkmadı.

Elbette Rektör de, rektör yardımcıları da '' meseleye muttali '' oldular. Kimsenin kılı kıpırdamadı. Üniversitenin bütçesinden milyonlarca şilin kişsel çabalarla unvan kazanmak için kullanılmış; kamu zararı doğmuştu. Dekan vekili olan zatı kimse hırsızlıkla suçlamadı. O iyi bir müslüman idi. Yalnız Uganda'da değil, tüm Afrika'da en üretgen, en büyük bilim adamıydı. Misis Barren de öyle.

Aradan yıllar geçti. Üniversiteyi, fakülteyi, devleti zarara uğratan bu ailenin bireyleri ödüllendirildi. Dekan vekili olan zat bir komşu üniversiye rektör yapıldı. Karısı da prof olunca dekan oldu.

Olan devletin, üniversitenin milyarlarca şilinine oldu.

Gitti gider...O meblağ bir daha yerine konulmadı...Uganda Üniversitesi Kampala Eğitim Fakültesi binbir zorlukla öğretmen yetiştirme işlevini sürdürdü. Bazı hocalar Uganda YÖK Başkanlığı'na dilekçe gönderseler de, işleme konulmadılar.

Yapanların yanına kar kaldı, herkes unvanını, makamını aldı.

Tamamdır...

---------------

2 Ocak 2026.