ATMAK
Merhaba, yazıma sizlere selam vererek başlamak istedim. Bir topluma veya kişiye rastladığımız zaman genelde selamlaşma ile başlarız. Konu mutlaka günlük hayatın güzellikleri, iyilikleri, olumlulukları ile başlasa da sonunun da çirkinlikler, kötülüklerden ve olumsuzluklardan bahseder, şikayetlerimizi oluşturur.
Bahsi geçen olumluluklar veya olumsuzluklar bir mecliste veya kişiler arası konuşmalarda övüncümüz olduğu gibi şikayetlerimizi oluşturur. İyiden, güzelden bahsederken kendimizden bahseder gibi uyumlandırır, kötülük, çirkinliklerin bahsi geçerken kendimizden, bulunduğumuz çevreden uzak tutarız. Öyle örnekler var ki; doğruluk, dürüstlük, iyilik, güzellik, temizlikten bahsedenler o an var gücü ile sahiplenenlerin, ne yazık ki bunları ihlal ettiğini görürüz. Yani sözü başka, icraatı başka olan varlıklar! Dikkat ederseniz varlıklar dedim. Dışı beyaz içi ise kara olan bunlara ne denir sizlerin yorumuna bırakıyorum. Hani bir söz var ‘’ Ya olduğun gibi görün, yada göründüğün gibi ol.’’
Gelelim bir örnekleme veya haber veya analiz, adın ne derseniz bazen insan ad bile koyamıyor konuyu anlatmaya.
Köşe yazılarımda birçok defa bahsettim çevre ve çevre temizliği konusunu örnek: ’’SOSYAL SORUMLULUK’’ başlıklı 08.12.2025 tarihli yine köşe yazılarımı kaleme aldığım Şehrimizin Yerel Medyası FİB HABER’ de elbette okuyan olmuştur. İçerik olarak anlatmak istediğim; Belediyemizin temizleme görevi olduğunu, asıl olanın ise bizlerin çevreyi kirletmemek olduğunu. Şu gerçeği vurgulamak isterim, ikametimin önünde ve civarında yeterli miktarda park oyun alanı bulunmakta. Bu Parklardan bende faydalanırım, birinden görsel olarak, birinden hemen hemen her gün yürüyüş yaparak. Bu parklar da Belediye görevlilerinin temizlik yaptığını, çevre temizliğinin yapıldığını sıkça görürüm. Görevleri yapacaklar ve de yapıyorlar. Pekiyi neden çok kısa sürede kirlilik oluşuyor? Bunu kendimize sormalıyız! Yukarıda demiştim asıl olanın kirletmemek olduğunu, yani vatandaş olarak görevimizi. Yine yukarıda bahsetmiştim hepimiz doğruluk, dürüstlük, iyilik, güzellik gibi kavramları dilimizden düşürmediğimiz: Ancak bu kavramlardan bahseden, benimseyen, olumlu yan bizler olduğumuz halde, ihlal edenlerde bizleriz. Bu gerçeği hep saklayan, temizlik düsturumuzu, övüncümüzü ihlal eden, söylemimiz başka, eylemimiz başka olan bizleriz.
İkametimin ön tarafında bulunan Liderler Parkında oluşan bir günlük manzarayı hem kalemimle, hem de görsel olarak sizlerle paylaşacağım. 27,28 Eylül 2026 günlerine ait.
27 Eylül 2026 günü ter temiz ve bakımlı olan park ardan bir gün geçmesine rağmen yani 28 Eylül 2026 günü sabahı gördüğüm manzara arasında kirlilik olarak çok inanılmaz derecede fark vardı. Mevcut parkta gündüzleri nadiren de olsa akşam olunca gençler tarafından kullanılmakta, kullanmaların da mahsur görmüyorum. Övündüğümüz gençlik tabi ki genelleme yapmıyorum; temiz olan parkın kullanım sonrası bıraktığı kirlilik inanılır gibi değil. Masaların üzerine bırakılan gıda kutuları, kuru yemiş atıkları, masa etrafına bırakılmış, atılmış poşet, gıda kapları. Atılmış kelimesini biraz açmak istiyorum bırakmak yerine ‘’atılmış’’ eylemi. Bol keseden atmak, asılsız söylemde bulunmak, yukarıda bahsetmiştim kendimizde olmayanı varmış gibi sunmak, göstermek, söylemek. Bulundukları alanın hemen yanında neredeyse bitişik olarak göreceğimiz Belediyemizin koymuş olduğu çöp kovaları var. Bu çöp kovaları boş yani dolu olmamasına rağmen atık maddeleri çöp kovalarının içine bırakmak yerine hemen dış kısmına atılması, çevreye saçılması ‘’ atılmış’’ eylemini bilerek isteyerek yapmak dır.
Bu durumda; övündüğümüz çevre hassasiyetimiz, temizliğimiz, yapmış olduğumuz eylemi sorgulamamız gerekmez mi?
İhsan BİÇKİN
28.09.2026