TARİHİN AKIŞINDA BİR ASKERİ MANEVRANIN ROLÜ
Picardie, Fransa'da bir bölgenin adıdır.
Somme ve Aisne yönetim bölgelerinin büyük bölümünü , Pas - de - Calais kıyı bölgesini içine alır. Picardie, koyaklarla parçalanmış bir yayla özelliği gösterir.
Yıl 1910.
Fransa Savaş Bakanlığı, Osmanlı Harbiye Nezareti'ne bir yazı gönderir.
'' Picarrdie Savaş Manevraları yapılacaktır. Uygun bulduğunuz 3 kişilik bir asker grubunu konuğumuz olarak, izlenimci ve gözlemci olarak bekliyoruz, onlar Fransa Devleti'nin konuğu olacaklar, biz ağırlayacağız. ''
Bu bir dostluk gösterisinin ötesinde ticari amaçları da olan bir çağrıdır.
Britanya, ABD, İtalya havacılığın önemini anlamış ve tayyare üretmeğe başlamışlardır. Fransa çağırdığı Tütk asker grubuna, havacılıkta elde ettiği son durumu, başarıları öğünerek gösterecek ve Türk Harbiye Nezareti'ne belki 2, 3 tayyare satabilecektir.
Ali Rıza Paşa, Yüzbaşı Selahaddin Bey ve Mustafa Kemal Bey uygun bulunur ve Sirkeci'den kalkan tren üç heyecanlı, sevinçli yolcuyu alarak Paris'e doğru yola çıkar.
Daha otuzunda olmayan Mustafa Kemal Bey o tarihte yüzbaşı ya da kolağası rütbesinde olmalı.
Sofya'dan sonra trenden gerçek Avrupa'yı seyreder Türk subayları. Binbir savaş görmüş bu topraklar ne kadar bakımlı, düzenlidir. Hasat mevsimidir. Her yer ekili dikilidir. Demiryolunun iki geçesi insan çalışkanlığının, emeğinin ürünleriyle dikkati çekmektedir. Paşa ve yüzbaşılar hayran hayran seyrederler ve Anadolu'nun, Ortadoğu'nun neden geri kaldığı üzerinde düşünüp aralarında konuşurlar.
12 Eylül günü üçlü Türk subay grubu Paris'ten daha sonra KB Fransa'dak Picardie'ye ulaşırlar.
Manevralar başlar.
Meydana bir tayyareyi ite ite getirir erler.
Fransız kumandan pek değişik ülkelerden gözlemci olarak gelmiş konuklara seslenir. Tayyarenin önce özelliklerini sıralar. Bir önerisi vardır.
'' Var mı içinizde bir gönüllü. Zorlama yok. Cesur, yiğit bir subay ! ''
Mustafa Kemal Bey bir adım öne çıkar.
İyi bildiği fransızcasıyla bağırır.
'' Je suis pret . Benevole. Volontairement. '' ( Ben gönüllüyüm, hazırım. )
Ali Rıza Paşa, Mustafa Kemal'in kolundan tutar, geri çeker. Sevecen, endişeli bir ses :
'' Sen dur, evlat ! ''
Mustafa Kemal itiraz etmez. O babası yaşında bir paşadır.
Bir Fransız havacı tayyareyi uçurur. Beş dakika geçmeden gökyüzünde alevlerle yere düşer. Pilot ve yardımcısı yanmıştır.
Mustafa Kemal Bey, Ali Rıza Paşa'nın elini öper. Baba oğul gibi sevgiyle kucaklaşırlar. Selahattin Beyle de...
Üzüntü büyüktür. Fransa iki değerli havacısını bu faciada kaybetmiştir.
Manevra bu acı olayla bitmmiştir. Tarihte ünlü Picardie Manevraları...
Türk subayları ertesi gün yurda dönmek çin Paris'ten İstanbul trenine binerler.
...................
Kader ! Mustafa Kemal Bey, Ali Rıza Paşa'yı dinlemeyip tayyareye binseydi, ölüm muhakkaktı. Üçlü grup iki kişi olarak dönecekti Payitahta.
Uzun uzun anlatmağa gerek var mı ?
Mustafa Kemalsiz bir tarih ne denli yavan, ne denli renksiz olacaktı.
Merak ettiğim şudur: Ali Rıza Paşa sonra ne oldu ! Yüzbaşı Mustafa Kemal'i ölümden kurtaran o yiğit insan, ileriyi gören, hissi duyguları güçlü, geleceğin malum olduğu o büyük Paşa, Balkan harplerinde, Seferberlik'te hayatta mıydı, hangi cephelerde görev yaptı.
Ve Mustafa Kemal Bey, onu sonradan aradı mı, Picardie Manevraları hakkında konuştular mı, anılarını dillendirdiler mi ?
Merak bu ya ! Arıyorum, bulacağım.
Ali Rıza Paşa ile birlikte Selahaddin Bey'i de araştıracağım.
Saygıyla, rahmetle, derin minnet duygularıyla anıyorum üç subayımızı.
-----------------------
29 Eylül 2019. Ürgüp