Dünya Masası | 4–11 Ekim: Seçimler, Savaşlar…
Brezilya’da Bolsonarolar Geri mi Dönüyor?
Brezilya’da 25 Ekim’de ikinci turu yapılacak olan cumhurbaşkanlığı seçiminin ilk turunu eski devlet başkanı Jair Bolsonaro’nun oğlu Flávio Bolsonaro, mevcut devlet başkanı Luiz Inácio Lula da Silva’nın önünde bitirdi. Brezilya Yüksek Seçim Mahkemesi’nin açıkladığı resmî sonuçlara göre Flávio Bolsonaro, ilk turda oyların yüzde 47,03’ünü alırken Lula ise yüzde 45,16’da kaldı. 9 ve 10 Ekim’de yayımlanan iki ayrı anket Flávio’nun mevcut gidişat ile ikinci turu da önde bitireceğini belirtiyor.
Flávio’nun yükselişi, babası eski Devlet Başkanı Jair Bolsonaro’nun siyasi etkisini hâlâ güçlü şekilde koruduğunu ortaya koyuyor. Jair Bolsonaro, Lula’ya mağlup olduğu 2022 seçiminin ardından seçim sürecinde yetkisini kötüye kullandığı gerekçesiyle 2023 yılında iki ayrı davadan çıkan kararla 2030’a kadar seçimlere katılmaktan menedilmişti.
Kararların ilki, seçimden önce yabancı büyükelçilerle yaptığı toplantıda seçim sistemini dayanaksız bulunan iddialarla eleştirmesi nedeniyle verilmişti. İkinci karar ise aynı yıl düzenlenen Bağımsızlık Günü etkinliklerinde kamu kaynaklarının seçim kampanyasında lehine kullanılması nedeniyle alınmıştı. Ancak Jair Bolsonaro’nun siyasi yasağı, ailesinin ve destekçilerinin siyasetteki önemli rolünü ortadan kaldırmadı ve görülüyor ki tam aksine yeni bir ilgi de yarattı.
İkinci turun sonucu, Brezilya’nın ekonomi ve çevre politikaları açısından önemli. Bunun yanı sıra iki liderin ABD’ye karşı olan tutumları ve ABD ile ilişkileri aynı zamanda Latin Amerika’daki siyasi dengeler açısından da önem taşıyacak. Lula’nın merkez sol sosyal politikaları ve uluslararası iş birliği vurgusu ile Bolsonaro ailesinin sağcı çizgisi arasında geçen bu mücadele, ülkenin önümüzdeki süreçte ve yıllarda kaderini belirleyecektir.
İspanya’da Erken Seçim Kararı
İspanya Başbakanı Pedro Sánchez, genel seçimlerin 29 Kasım’da yapılacağını açıkladı. Karar, geçen haftaki yazımda da üzerinde önemle durduğum yükselen kira krizinin mecliste tartışılmasının ve Sánchez hükümeti tarafından meclise sunulan düzenleme teklifinin hemen ardından geldi. Hükümetin konut krizine yönelik iki düzenlemesinin parlamentoda reddedilmesinin ardından Başbakan Sánchez erken seçim kararını açıkladı.
Tabii ki erken seçim kararının arkasında yalnızca barınma sorunu değil, Sánchez’in güçsüz ve kırılgan olan parlamento çoğunluğu ve giderek zorlaşmakta olan yönetim süreci de bulunuyor. Hükümet, bütçe ve yasama süreçlerinde yaşadığı tıkanıklıkların ve problemlerin yanı sıra koalisyon ortaklarıyla yaşadığı anlaşmazlıkların ve Sánchez’in eşine açılan yolsuzluk soruşturması gibi gelişmelerin de baskısı altında.
Sánchez’in İspanyol Sosyalist İşçi Partisi, kiracıları koruyan düzenlemeleri ve konut piyasasına doğrudan müdahaleyi savunurken ana muhalefet pozisyonundaki Halk Partisi daha fazla konut inşa edilmesini ve yapılaşma süreçlerinin kolaylaştırılmasını öne çıkarıyor. Son 3 yıldır büyümekte olan ekonomiye rağmen yaşanan hayat pahalılığı ve kira krizi İspanya halkının en büyük rahatsızlıklarından ve endişelerinden biri.
Trump ile Zelenskiy Arasında Yeni Gerilim
ABD Başkanı Donald Trump’ın Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’le yaptığı görüşmenin ardından Rusya’dan dizel yakıt alımını duyurması, Washington ile Kiev arasındaki gerilimi tırmandırdı. Trump açıklamasında, ilk aşamada 300 bin tondan fazla dizel sevk edileceğini açıkladı. Zelenskiy ise anlaşmanın Rusya’ya devam etmekte olan savaşı sürdürebilmesi için ekonomik kaynak sağlayacağını ve yanlış olduğunu savundu. Trump, Ukrayna’nın Rus petrol tesislerine yönelik saldırılarını eleştirerek Ukrayna halkının Zelenskiy’nin yerine anlaşma yapabilecek yeni bir lider bulması gerektiğini söyledi.
11 Ekim’de Trump, Rusya ile Ukrayna arasında enerji altyapılarına yönelik olabilecek her türlü saldırıyı ve bombardımanı durduracak bir ateşkesin derhâl yürürlüğe girdiğini duyurdu. Ancak anlaşmanın koşullarına ilişkin ayrıntı vermedi. Zelenskiy ateşkesi desteklediğini, fakat Rusya’nın da saldırıları durdurması gerektiğini belirtti. Aynı gün Ukrayna’da enerji tesislerine yönelik saldırı haberlerinin gelmesi, ateşkes kararının bundan önceki samimiyetsiz girişimlerin bir benzeri olarak görülebileceği anlaşılıyor. Piyasaları olumsuz etkileyen enerji krizini sert adam imajıyla ve çoğu zaman tehditvari mesajlarıyla çözmeye çalışan Trump’ın ne denli ciddiye alındığı da ateşkes kararına uyulmamasıyla gözler önüne seriliyor.
Gelişmeler, belirttiğim gibi Trump yönetiminin yükselen enerji fiyatlarını düşürme hedefi ile Ukrayna’ya yönelik politikası arasındaki gerilimi yansıtıyor. Önümüzdeki dönemde belirleyici olan, tarafların açıklamalarından ve yıllardır söylenmeye devam eden içi boş sözlerden çok enerji altyapılarına yönelik saldırıların gerçekten durup durmayacağı olacaktır.
Nobel Haftasında Uluslararası Hukuk Tartışması
5–9 Ekim’de açıklanan Nobel ödülleri bilim ve edebiyat alanlarında da ilgi çekici çalışmaları öne plana çıkardı. Tıp ödülü optogenetik araştırmalarına, fizik ödülü nötrino çalışmalarına, kimya ödülü moleküler sentez araştırmalarına verilirken edebiyat ödülünü Kanadalı yazar Anne Carson kazandı.
Haftanın siyasi açıdan en öenmli kararı ise Nobel Barış Ödülü’nün Güney Afrikalı hukukçu Navi Pillay’e verilmesiydi. Apartheid döneminde insan hakları savunuculuğu yapan Pillay, sonrasında Ruanda Uluslararası Ceza Mahkemesi’nde yargıçlık yaptı ve Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Yüksek Komiserliği görevlerinde bulundu. Ayrıca Birleşmiş Milletler’in Gazze ve İsrail hakkındaki soruşturma komisyonuna da başkanlık etti. Komisyonun açıkça Gazze’de soykırım işlendiği yönündeki değerlendirmesi İsrail tarafından reddedilmişti.
Nobel Komitesi Pillay’e ödülü barış ve uluslararası hukuk alanındaki çalışmaları nedeniyle verdi. ABD Başkanı Donald Trump ise kararı eleştirdi ve her zamanki küstahlığıyla ödülü kendisinin hak ettiğini ileri sürdü. Tartışma, geçtiğimiz yıl Nobel Barış Ödülü’nü kazanan Venezuela’nın önde gelen muhalefet lideri María Corina Machado’nun fiziksel madalyasını Trump’a hediye etmesini hatırlattı.
Pillay’e verilen bu barış ödülünün, uluslararası kurumların oldukça ciddi ve kimi zaman zorbaca siyasi baskılarla karşı karşıya olduğu bir dönemde gelmesiyle önemini daha da artırıyor.
Kuzey Dalkılıç
11 Ekim 2026
Kaynaklar
Brezilya
- Brezilya Yüksek Seçim Mahkemesi – İlk tur sonuçları
- Reuters – Flávio Bolsonaro ile Lula arasındaki ikinci tur anketi, 9 Ekim
- Folha de S.Paulo – Ipespe ikinci tur anketi, 10 Ekim
İspanya
- İspanya Başbakanlık Ofisi – Pedro Sánchez’in erken seçim kararını ve gerekçesini açıkladığı basın toplantısı, 6 Ekim 2026
- Associated Press – Parlamentonun konut krizine yönelik iki acil düzenlemeyi reddetmesi, 2 Ekim 2026
- Le Monde – Erken seçim kararı, kırılgan parlamento çoğunluğu ve hükümet üzerindeki siyasi baskılar, 6 Ekim 2026
- The Guardian – Sánchez’in eşi, kardeşi ve eski başbakan hakkında yürütülen yolsuzluk soruşturmaları, 28 Mayıs 2026
- Financial Times – Sánchez’in eşi Begoña Gómez hakkında açılması beklenen dava ve siyasi etkileri, 21 Eylül 2026
- Associated Press – İktidardaki Sosyalist Parti merkezinde yürütülen soruşturma ve hükümet üzerindeki baskı, 27 Mayıs 2026
Rusya–Ukrayna
- Associated Press – Trump’ın Rusya ile dizel anlaşması, 9 Ekim
- Reuters – Trump’ın Zelenskiy’nin yerine başka bir lider istemesi, 11 Ekim
- Associated Press – Enerji ateşkesi açıklaması ve Ukrayna’nın tepkisi, 11 Ekim
- The Guardian – Zelenskiy’nin ateşkes açıklamasına yanıtı, 11 Ekim
Nobel ödülleri
- Nobel Barış Ödülü – Navi Pillay’in resmî biyografisi ve ödül gerekçesi
- Reuters – Navi Pillay’in Nobel Barış Ödülü’nü kazanması
- The Washington Post – Trump’ın ödüle tepkisi ve Machado’nun madalyası
- Reuters – 2026 Nobel ödüllerinin kazananları ve takvim
- Associated Press – 2026 Nobel Fizik Ödülü
- Associated Press – Anne Carson’ın Nobel Edebiyat Ödülü’nü kazanması