TRAFİK VE ÇOCUKLAR

Şehrimiz gün geçtikçe büyümektedir. Nüfusumuz çoğaldıkça çoğalıyor. Çocukluğumda yirmi bin olan nüfus günümüzde yüz bini geçmiştir. Yeri gelmişken Nevşehir’de yaşayan Nevşehirlilerin oranı % 25 olarak geçmektedir. Bu oran Kayseri de % 5 Olarak geçmektedir. Bunun yanında İstanbul’da yaşayan Nevşehirlilerin nüfusu üç yüz bini geçtiği söylenmektedir. Bu bize nüfus yapımızın homojenleştiğini de göstermektedir.

Bir insan ömründe şehrimizin nüfusunun 5 kat artması şehrimizin hazırlanan planlarının da önüne geçtiğini göstermektedir. Oysa yakın tarihimize kadar şehrimiz sıkıştıkça sıkışmıştı. 350 Evler Mahallesi, Afat evleri Mahallesi ve dahi 2000 Evler Mahalleleri bu sıkışıklığı kırmak için planlanmış ve yapılmıştı. Dar bir zaman içerisinde 2000 Evlerin ötesine Toki binaları (Eski Toki) yapılmıştı. Sonradan da Acıgöl yolundaki yeni toki binaları yapılmaya başlanmıştı. Burada anlatmaya çalıştığım köylerden ve diğer şehirlerden alınan iç göçü karşılaya bilmek amacı güdülmektedir.

Trafikte aynı hızla büyüme eğiliminde olduğu için Nevşehir’in çözmesi gereken çok önemli problemlerden birisidir. Bu günkü esas konum bisiklete binen çocukların can güvenliğinden bahsetmektir. Efendim, taşıt sürenlerden ehliyet sorulmaktadır. Motosiklet kullananlardan da ehliyet sorulmakta kaskı mutlaka kontrol edilmektedir. Ehliyet almak için belli bir yaşa gelmek de gerekmektedir. Çıktımı bilmiyorum, ehliyet ala bilmek için belli bir okuldan mezuniyet de istenmekte veya istenecektir. Büyük ihtimalle İlköğretim mezunu olmak gerekir diye duymuştum.

Bisiklete binen çocuklarımızı aynı kategoriye koymayalım diyeceğim ama yukarda saydığım ehliyetleri olan, belli bir yaşa gelmiş, anatomi gelişimini tamamlamış veya tamamlamak üzere olan babası ve ağabeyleri yaşındakilerle bisiklete binen çocuklar aynı yolları kullanıyorlar. Bir deyişle aynı trafikteler. Çocukların kafalarında kaskları yok, vücut gelişimini henüz tamamlamamış, karşılaşacakları bir olayda refleksleri ve muhakeme kabiliyetleri de henüz gelişmemiştir. Yaralanmayı, kazayı ve hatta ölümü bile bilmez onlar, daha sabi dir. Onun yerine biz büyükler ve yetkililerin, çocukları en önde düşünülerek, önlemler ve kararlar alması gerekmektedir. Halkımı ve yetkilileri kazalarda çocuklarını kaybetmiş ailelerle konuşmalarını istirham ederim.

Trafikte araç kullanan gençlerde çocuktur. Yaşı yirmi veya yirmi beş olmuş birçok yavrunun heyecan içinde araç kullandıklarını görüyorum. Hani filmlerde seyrediyorlar ya, bunların neresi eksik kalır onlardan… Keza bu çocuklarda; Kız olsun erkek olsun aynı trafikte araç sürmeyi öğrenip ehliyet alıyorlar.

Gelelim ailelere, el bebek gül bebek yetiştiren çocuklar arkadaşlarında, komşu çocuklarında bisikleti görüyorlar. Ailelerde çocuğun eksik kalmasını istemedikleri için bisiklet alıyorlar. Hata mı? Hayır, asla hata değil. Hata çocuklarımıza bisiklet sürecekleri alanları belirlemeyen büyüklerdedir. Ailelerde daha dikkatli davranırsa hayat bir problem yaşamadan akıp gider. Belli bir zaman sonra çocuk zaten usta bir sürücü olacaktır.

Yetkililerden küçük çocukların yoğun yaşadığı yerlerde; Sürücülerin, hız ve dikkat kontrolünü devamlı yapılmasını ve bu konunun denetlenmesini arz ve talep ederim. Kanunlarımız zaten bu konuda gerekli yasaları hazırlamıştır. Daha dünyanın kötü sürprizlerini bilemeyen çocukların yollara kontrolsüz bir biçimde çıktıklarını defalarca görmüştüm.Ufacık bir hatanın bedeli ölüm olmasın, yazık olur.

Avrupa bu işi aşmış, şehir içinde ve şehirlerarası yollarda bile bisikletleriyle gayet rahat seyahat edebiliyorlar. Hatta bir devlet başkanının bisikletle gelip gittiği basına yansımıştı.

Eskili Mahallesinden kalenin görünümü… Tarih çok eski…

Güvercinlik vadisinden kalenin görünümü… Uçhisar.