ÖZEL OKUL DEYİNCE

'' Sayın Hocam, eleştirilerinizde çok zalimsiniz, haksızsınız. ''

80 lik emekli eğitimci Yunus Emre Ulu, genç müdüre hayretle baktı.

'' Efendim, ben istemez miydim torunumun okulunda medhiyeler dizmeyi. Fakat yok, olmuyor. ''

'' Nedir olmayan efendim. ''

'' Bakın efemin bir kitabını yanımda getirdim. ''

'' Ne varmış bu kitapta. Gayet güzel. ''

'' Singapur'da basılmış, Britanya eğitim düzenine göre hazırlanmış, iyi kağıda basılmış, renkli, albenili, gelbanalı bir ders kitabı. ''

Müdür koltuğuna gömülmüş, gülüyor.

'' Ne güzel anlatıyorsun Hocam, nesi varmış kitabın ? ''

'' Kitapta birşey yok. Siz duyurdunuz, listeyi alıp gittik, kitap satış yerinden arayıp bulduk. Çok da pahalı. Bunlar sterlingle mi geliyor ülkemize. ''

'' Eeeee ! ''

'' Demek istediğim şu. Kitabın tek sayfası işlenmemiş. ''

'' Nerden anladınız ? ''

'' Öğrenciliğimizde ne yapardık. Boşluklara bir portre çizerdik, bir imza atardık, bir öğretmene olumlu olumsuz laf yazardık, o günün tarihi falan. ''

'' Demek , bu pahalı kitabın parasının boşa harcandığını düşünüyorsunuz. ''

'' Evet, aynen öyle. Sizin müdür olarak bu ingilizce öğretmenini denetleme yetkiniz var. ''

O anda içeriye genç bir öğretmen hanım girdi. Şık, bakımlı, parfümü hoş, çevreye yayılıyor kokusu. ''

Müdür gülümsedi.

'' Tam da seninle ilgili bir konuda konuşuyorduk Sibel. Bak bu emekli hoca şikayetçiymiş. ''

Yunus Emre Ulu kızardı, bozardı. Belliydi böyle bir karşılaşmayı beklemediği.

'' Hayırdır ! ''

'' Kızım ! ''

'' Ben sizin kızınız değilim, saygılı olun. ''

Emekli eğitimci çöktü kaldı koltuğuna.

'' Ben Efe Kuzey'in dedesiyim. Babası gurbete gitti, ben ilgileniyorum torunumla. ''

'' Beyefendi, torununuzun ingilizce öğrenme kapasitesi yetersiz. ''

'' Bunu siz mi söylüyorsunuz ? Hangi yetkiyle, sanki laboratuvarda incelediniz de. ''

'' Bizi hor görüyorsunuz. Bir psikologa götürün de araştırsın. Bana hak vereceksiniz. ''

'' Kaç yıllık eğitimcisiniz hanfendi ! ''

'' Şimdi de müfettiş oldunuz beyefendi. Müdür Bey versin yanıtını ! ''

'' Anladım, yenisiniz. bir yıllık, iki ? Meslekte 30 yılda kazanılır deneyim. ''

'' Fazla vaktim yok. Efe anlaşılan ilkokulda da başarısızdı, rica minnet geçmiş sınıflarını. ''

'' Asla kabul etmiyorum bu aşağılamalarınızı. Ve torunumu bu dönemin sonunda bu okuldan alıyorum. İyi bir eğitim görmesi umudum kalmadı. ''

Gergin bir ortam.

Müdür , bir öğretmen ve öğrenci velisi...

İyi gitmeyen, düzenli yürümeyen bir işleyiş var burada.

Eğitim sabır işi. ''Ol'' demekle olmuyor. Mucizelere yer yok. Emek istiyor, ilgi istiyor, özen istiyor.

...................