KIZILIRMAK, ERCİYES DAĞI
3917 metre. Doruğunda her mevsim toktağan kar, buzul...
Bir kışın karı yazın da erimez, üstüste birikir, buzkara, sonra buzula dönüşür.
Yeterli kar yağışı olmazsa doruğun kayaları açığa çıkar, yine de buzul parçacıkları kuytularda kalmıştır.
Haziran ortalarında erimeğe başlayan buzullar Hisarcık'a, Hacılar'a, Talas'a, Zincidere'ye, Akçakaya'ya, Develi'ye doğru akar.
Buzullar olmasaydı ne Elbiz kaynağı olurdu, ne Soysallı pınarları.
Buzullar olmasaydı Kayseri susuz kalırdı.
Buzullar olmasaydı yaylacılar, kovanları sereserpe yaymış arıcılar mutlu olmazdı.
Gömeç gömeç bal sağamazlardı kovanlarından.
Buzullar olmasaydı, bozbulanık sular çağıl çağıl akmasaydı, davar sürüleri, sığır sürüleri nasıl beslenirdi ?
.............................

Erciyes'i yok farzetmek zor.
Amasyalı coğrafya bilginimiz Stabon diyor ki, '' Bu dağın doruğundan hem Karadeniz hem Akdeniz seyredilebilir. ''
Şimdi, milyonlarca yıl öncesine gidelim.

Daha boş bir yarıkıta Anadolu. İnsan yok. Beldeler, köyler yok. Yabanıl hayvan toplulukları özgürce yaşıyorlar. İnsan gibi bir düşmanları yok ama kendi aralarında sürekli bir savaş var.
Kızılırmak...İnsan olmadığına göre, daha adı da yok. GoogleEarth yok ki, ırmağı izleyelim.
Geçtiği yereyler Yerbilimde OligoMiyosen Jipsli Fasiyes dediğimiz arazi. Kaya Tuzu katmanları, alçıtaşı -jips...
Ana Irmak'a çevreden katılan yan kollar da tuzlu yereyden geçtiğine göre, suların tuzluluk yüzdesini arttırıyorlar.
Bu büyük ırmak Güneybatıya doğru akıyor. Bugün bozkır. O dönemlerde belki seyrek bir orman örtüsü vardı.
Aka aka nereye gidiyor ırmak ?

Erciyes Dağı daha yok demiştik. Derinlerde mağma ocağı hazırlık yapıyor. Fakat bir faaliyet yok.
İşte bu ırmak aka aka, bugün Erciyes'in yerindeki devasa iç göle ulaşıyor.
Bu içgöl Kayseri'yi, Ambar Ovası'nı, İncesu'yu, Yeşilhisar'ı, Yahyalı'yı, Tomarza'yı, Develi'yi içine alacak büyüklükte.
Milyonlarca yıl önce, mağma ocağında bir hareketlilik başlıyor. Gölün suları buharlaşıyor. Magmatik özdekler çıkıp üstüste yığılıyor. Bir kat andezit, bir kat volkanik tüf...Standart değil bunlar da. Binbir değişik türü var. Bazalt ile içiçe olanlara bugün bazaltoandezit diyoruz. Bugün köylünün yonutaşı dediği yumuşak tüfe göre daha sert kepezin yerbilimsel adı da ignimbrit.
Milyonlarca yıl sürüyor volkanik aktivite. Durup durup püskürüyor dağ. Sonuçta yerbilimcilerin kompozit dediği bir stratovolkan tipinde dağ ortaya çıkıyor.
Günümüze daha yakın dönemlerdeyse dört bir yana, güçlü rüzgarlar ne yöne doğru esiyorsa oralara volkanik tüfleri katman katman ulaştırıp yığıyor.
Eski gölün yerinde bir volkan dağı, biçareler denilen parazit koniler oluşuyor.
Bugün, kaldera içinde Sultansazlığı Yay Gölü bataklıkları, ovaları, çayırlıkları yer alıyor.
KD'dan akıp gelen tuzlu ırmak ne oluyor ?
Bu konu biraz karışık. Bellek gücümüzü kullanmamız gerekiyor.
Artık göl yok. Kendine yeni bir akacak yatak arıyor. Su akar, yolunu bulur. Bugünkü Boğazköprü dolayında bocalıyor. Sonra batıya doğru açılıyor yolu. Bayramhacı, Avanos, Gülşehir üzerinden akıp gidiyor Anadolu kuzeyini bütüyle kuşatan Karadeniz'e doğru...
Binbir çatlağa, kırığa rastlıyor. Yolunu uzatıyor. Faylara bağlı yeni yatak kazıyor. Bugün Canik Dağları dediğimiz yükseltilerde binbir zorlukla keskin hatlı kanyonlar açıyor, dar yerlerde sıkışıyor; düzlüklerde ferahlayıp yayılıyor.
Erciyes sonra ne oluyor ?
Bu yükseltiye eriştikten sonra yılın yarısında yağan karlar erimeden kalıyor dorukta, toktağan karlar oluşuyor. Bunlar da buzula çevriliyor. Buzullar sabit değil, devingen, belki Develi yakınlarına, bugünkü Kayseri dolayına dek inmiş olmalı. Yerleştikleri koyakları oymuşlar, kayaları cilalamışlar. Buldozer gibi taşıyıp, güçlerinin bittiği yerlere bırakıp yığmışlar.
Coğrafya Bilgini Öğretmenimiz Sırrı Erinç eserlerinde Erciyes'i şöyle tanımlıyor : Jeolojik anlamda genç ; jeomorfolojik anlamda yıprak, yaşlı bir dağdır.
.......................
Bir yerbilim dergisinde yayımlanması gereken bu yazıyı biz popüler anlatımla burada veriyoruz. Coğrafyacı arkadaşlarımın itirazları olabilir, eleştirilerini dikkate alır, üzerinde dururum.
---------------------
6 Ekim 2026. Ürgüp